| BİR MEKTUP DA SİZ YAZIN |
|
|
|
Bundan tam 65 yıl önce yani. Yani babam daha iki yaşındayken… El yazması. Kurşun kalemle enine ikiye katlanmış kareli bir defter yaprağına yazılmış hüzünlü bir mektup...
"Sevgili ve şefkatli kardeşim Mustafa. Göndermiş olduğun mektubu bu gün tam saat (10) da elime aldım ve ağladım. Daha da ağlamaktayım. Ve bir buçuk saat fasıla ile ben de sana yazmaya başladım kardeşim…."
Diye başlıyor…
Bundan yıllar önce yaşanmış bir hüznü ben ellerimde tutuyorum. Ve ben de üzülüyorum onlarla birlikte. Bu yazdığım kitap belki 65 yıl sonra bir sahaftan satın alınabilir. Ama ya siz nasıl ölümsüzleşeceksiniz. Attığımız elektronik postalar ve ektiğimiz sms’ler 65 yıl sonra nerede olacak. Yoksa siz de aynaların bir gün gelip bütün gördüklerini geri yansıtacağını düşünenlerden misiniz? Ben yaptım siz de yapın. Hemen düz beyaz bir kağıt bulun ve eşinize dostunuza sevdiğiniz herhangi birine, çocuklarınıza… Kime olursa olsun,bir mektup atın. El yazınız olsun. Kağıda avucunuzun kenarı değmiş olsun. Ve yıllar sonra bir eski kitabın arasından çıkan bir soluk mektubun sonunda sizin adınız olsun… |
| < Prev |
|---|

Şu an elimde 1940 yılının birinci ayının ikinci günü yazılmış bir mektubu tutmaktayım.

