Üye Olun!

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluşturun

Kimler Hatta

Şuan 7 misafir çevrimiçi
Anasayfa arrow Büyüklere Masallar arrow ÜTOPYALAR GÜZELDİR
ÜTOPYALAR GÜZELDİR Yazdır E-Posta
ImageBir gün sona erecek bu ütopya. Didişmektense bir gün pat diye kapamalıyız perdelerimizi.Yılmış yorulmuş olmasak da YETER diyerek onlara istediklerini vermeliyiz. Alın-demeliyiz. Buyurun sizin olsun ortalık. Esin esebildiğiniz kadar.Esin ortalıkta hiç salon kalmayıncaya kadar. Bizler de rahat edelim.

Kredi kartımızda biriken makyaj ve kostüm paraları olmasın mesela.

Üç kuruşluk yardım için birbirimizi yemiyor olalım.

İlle de bir derneğin başkanı olacağız diye ezmeyelim yeni gelenleri

Huzur içinde yürüyelim ve korkmadan açalım telefonlarımızı.

Oradan buradan kazandıklarımızı yatırmayalım salon kirasına.

Oyuncularımızın personelimizin yıpranmasına göz yummayalım.

Daha iyi olmalı diye sabahlamayalım soğuk salonlarda.

Biz üşüyelim ama seyircimize bir şey olmasın.

Prova prova üzerine,çay ve kahve desteğiyle gün ağardığını bile fark etmeden çalışmayalım.İlk ezan okunduğunda şöyle bir gerinip de –SABAH OLMUŞ –demeyelim.

Artık birbirimizi kötülemek zorunda kalmayalım. Hatta bir birimizi görünce selam vermelerimiz içten olsun. Gülümseyip geçtikten sonra birbirimizin başarısızlığını sıralamayalım. Başaranların da başaramayanların da karşında izleyici vardır. Onlar gereken dersi verirler.

Kasılmayalım o kadar yaptığımız iş yüzünden. Hatta daha ağırbaşlı olalım. Ve saldırmayalım bir birimize tiyatro forumlarında.

Dizilerde mankenlerin altında oynamayalım. Hatta hiç oynamayalım. Öyle ki artık bizleri görmek için tiyatroya gelmek zorunda kalsın halk.

Hatta öyle bir seyirci hayal edelim ki,bir dizi kadar para kazandırıyor olsun bize. Biletlerimiz mecburen toplu satışlarda ucuzlayarak gitmesin elden ele.Ve en azından saygı görsün.-Aman yönetimden almışlar birine ver de gitsin-denmesin.Saygı gösterilsin.

Saygısız seyirciler belirlensin ve bir daha tiyatroya sokulmasın. Biletle birlikte tiyatroyu satın aldıklarını sananlara tiyatro ömür boyu yasaklansın.

Oyunlar yasaklanmasın. Çıplaklık da siyaset kadar gerekli. Her tiyatronun kendi izleyicisi kendisine kalsın. Bir savcı karar veremesin bir oyunun o bölgede oynanmamasına. Bir oyunu yasaklayanlar hemen görevlerinden alınsınlar.

Hatta zamanında onlara tiyatroyu öğretmeyen eğitimciler de bulunup görevden alınsınlar.

Hatta hayatta tiyatro mecburi kılınsın. Emniyet kemeri takmamak,araçta telefonla konuşmak,alkollü araç kullanma,hırsızlık yapmamak ve o hafta tiyatroya gitmemek suç sayılsın.

Kurtlar vadisi,Evlilik dizisi ve diğerleri kadar çok,kültür sanat programları da yapılsın.Prime time'larda o hafta tiyatrolarda neler var öğrenelim. Sinemalar kadar tiyatrolar da anlatılabilsin nereden çıktığı belli olmayan çıtır kızlar tarafından.

Bir tiyatro yazarımızın oyunu yurt dışında oynandığı zaman,yurt dışında yakalanan bir dolandırıcı banka patronu kadar haber yapılabilsin. Milletçe gururlanabilelim bir futbol maçı kazanmış gibi.

Ve bir gün ecelimizle bile ölsek sanki bir terör saldırısında ölmüşüz gibi Başbakan cenazemize gelebilse. Amaç orada olmak değil gerçekten veda etmek olsa sanatçıya.

Ama ölürken bilsek ki arkamızda bıraktıklarımız yani eşlerimiz çocuklarımız aç kalmayacak.

 
Bir yerinde-Yeter be neden bu çile arkadaş.Ne işim var ve kim için çabalıyorum ben!-demek zorunda kaldığımız ve kadehlere sığındığımız geceler olmasa.

Karılarımız bizi sahneden gördükleri gibi hatırlasalar. Onlara geçim sıkıntısı yerine istedikleri her şeyi verebilsek.Mutlu olsalar hatta. Ömürleri kulislerde geçmese.

Çocuklarımız hastalanırsa ne yaparız diye korkmasak.

 
Bu ütopyalar bir gün sona erecek.

Bir gün hepimiz toptan perdelerimizi kapattığımızda belki anlayacaklar derdimizi.

Bir gün anlayacaklar neden son nefesimize kadar PERDELER AÇILMALI dediğimizi.

< Prev   Next >