Tiyatro ile bilgisayarım arasında gidip gelirken o meyhane senin bu bar benim geziyorum.
Rakıyı sodayla içerim.
Jack Danniels'i ise sek alırım. Yoksa içine bolca buz koyup malzemeden çalıyorlar.
Bira içmem.
Tiyatro yaparım ama tiyatrocuları sevmem. Az sayıda oyuncu gerçekten tiyatro yapıyor. Mesela Müşfik Kenter mesela Selçuk Yöntem mesela Ferhan Şensoy mesela Metin Serezli mesela Nevra Serezli mesela Nilgün Belgün mesela Can Gürzap...
Müzisyen olarak bir tek Soner Olgun'a bayılırım. Sık sık onu özler Ortaköy Patika'ya giderim. Şef Ali bana hep yer bulur. Program öncesi Cumhur abi ve Emrah'la etraftaki kızlara takılırız. Özlem gelir bizi güldürür. Nefesli saz ustası Sercan ise bir köşede gülümseyerek bizi dinler.
Arkadaşlarım vardır. Bunlar azdır ve yıllardır birlikteyizdir. Erkal doktor olmuştur. Süleyman eczacı. Vahap fabrika sahibidir Hakan ise kocaman bir genel müdür yardımcısı. Bora muhasebecidir,Yıldırım işletmeci,Köksal otel müdürü... Bir Levent vardır benim gibi sokak çocuğu. Ama hepimiz aynı rakı masasına oturduk mu unuturuz her şeyi. Ayrı memleketlerde ayrı masalarda olsak da fark etmez. Birizdir biz. İçki masasına nasıl oturduysak öyle kalkarız. Aptalları ve sarhoşları sevmem.
Ankaralıyımdır.
Ankara'yı sever İstanbul'dan nefret ederim. Ama bu kentte yaşarım.
Migrosa gitmem,Gima'yı sevmem OKKO'ya giderim.
Gündemi yakından takip ederim. Reklamlarda çıkmadan önce de Kadir İnanırı sevmezdim reklamlara çıkmadan önce de Ayşe Arman'ı beğenirdim. Neden bilmem ama öyle işte.
Bana her an her yerde rastlayabilirsiniz. Çok gezerim. Ankara-İstanbul yolunda ya İsmail'in Yerindeyimdir ya da Varan Tesislerinde. Yoldan kesinlikle Vakfı kebir ekmeği alırım.
Opera dinlerim. Ama Pink Floyd ve Bülent Ersoy'da dinlerim. Fasıl dinlemeyi sever kanunculara bol bahşiş veririm.
Yazarlardan Boris Vian'ı Paul Austler'i,Roald Dahl'ı,Jean Paul Sartre'ı ve Albert Camus'u severim. Orhan Pamuktan hiç hazzetmem.
Yemeklerden pilavı güzel yaparım. Biber dolmasını da. Ama köfte pilav ve patates üçlüsüne bayılırım. Bir de ızgara ete. Püreye de. Hele taze soğanlı salataya.Aslında çok süründüm gençken,bu yüzden yemek seçmem pek.
Motora binerim. Arabayı hızlı kullanırım.
Taksim'de berber Adnan'a traş olurum.
Annemi babamı severim. Onlar beni pek sevmezler. Çocuklarıma taparım.Onlar için öl deseler bir saniye düşünmem. En çok kardeşimi severim. Yurt dışında yaşar. Ne zaman gelse Türkiye'ye ve ben onu geri yolcu etsem ağlarım. Başka zaman asla ağlamam. Hiçbir şeye üzülmem. Pişman olmam. Pişman oldum yalanı söylemem. Köşeye sıkışırsam yalan söylerim ve asla itiraf etmem.
Yazdığım hikayeleri unuturum. Kendi kitaplarımı okumam. Hatta bir gün İstanbul'dan Bodrum'a giderken radyoda duyduğum bir öyküde çok heyecanlandım. Spiker okumayı bitirip,Sizlere Kaan ERKAM 'dan "Ah Tamara" adlı öyküyü okudum deyince çok şaşırmıştım.
Çok anım vardır. Anılarımı yazmam. Olayları ya izlemiş ya kafamda yaratmış ya da çarpıtmışımdır.
Zamana inanmam.
Yarın olmayabilir.
Eski arabalara bayılırım. Hala 69 model bir Jeep'le yaşıyorum.